Yirmi yılı aşkın süredir ürettikleri güç ve dağıtım transformatörleri, yağ tasfiye ve yağ test cihazları ile enerji yatırımlarına güç kattıklarını belirten Eltaş Transformatör Yönetim Kurulu Başkanı AHMET GÜRE, RES ve HES projelerine çevreye uyumlu kesintisiz enerji sağlayan özel
çözümler sunduklarını söylüyor.
İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'nde iki ayrı fabrikada yıllık bir vardiyada 1000 adet yağlı dağıtım, 1000 adet kuru ve 100 adet orta güç transformatör üretimi gerçekleştiren Eltaş, özel çözümleriyle RES ve HES projelerine güç katıyor. RES yatırımlarında kullanılmak üzere müşteri isteklerine göre özel ürünler geliştiren şirket, (H) ve (C) sınıfı daha yüksek ısılarda çalışan izolasyon malzemeleri kullanılarak, çevreye uyumlu, suda eriyebilen, bir zaman dilimi içerisinde yok olan tabii ve sentetik ester bazlı yağlar ile doldurulabilir, kısa kenarı daha dar ve geniş kenarı daha uzun transformatörler üretebiliyor. Yakaladığı yüksek kaliteyle ürünlerde geri dönüş oranını sıfır noktasına indiren şirket, talep halinde sevk ve devreye alma çalışmaları da gerçekleştiriyor. Dört ayrı tesisin birinde sargıları reçine ile örtülmüş kuru tip transformatörler, reaktörler ve motor yol verici transformatörler, bir diğerinde ise yağlı dağıtım ve güç transformatörleri ürettiklerini belirten Eltaş Transformatör A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güre, kalan iki tesisi ise lojistik merkez olarak kullandıklarını söylüyor. Yakın zamanda 36 kV demir çekirdekli reaktörleri ve 24 pulse doğrultucu transformatörleri piyasaya sunduklarını kaydeden Güre, yıllık toplam 2100 olan üretim kapasitelerini vardiya sayısını artırarak ikiye-üçe katlama imkanlarının bulunduğunu aktarıyor. Güre, 30'dan fazla ülkeye ihracat yaptıklarını işaret ederek, petrolü ve doğalgazı kaynakları açısından zengin ülkelerin hedef pazarları arasında yer aldığını bildiriyor.
ÜRETİM PARKINI GÜÇLENDİRECEK
2010 yılında petrol sektörünün önde gelen şirketlerinden birine özel transformatör üretimi gerçekleştirdiklerini anlatan Güre, “IEC, ANSI ve CASA standartlarının her birine göre, üretilen transformatörler, konusunda uzman ekipler tarafından ayrı ayrı test edildi ve ürünümüz kabul gördü. Bu transformatörler bir yılı aşkın süredir devrede ve sorunsuz çalışıyor” diyor. Bunun dışında Türkiye'nin yassı mamul üreten en büyük demir çelik tesisine 18 pulse'li 8 MVA transformatör üretimi gerçekleştirdiklerini aktaran Güre, “Kriz dönemine aldığımız projelerle girdik ve bu süreçte
bir sıkıntı yaşamadık. Ancak 2010 yılında bir önceki yılın krizini hissettik. 2011 yılında orta güç trafo üretiminin tamamı, kuru trafonun da çokönemli bir kısmı dolmak üzere. Bu yıl tesislerimize bir yenisini katmayı ve makine parkını üst düzey otomasyona sahip makineler ile takviye etmeyi planlıyoruz” diye konuşuyor. Güre, Eltaş'ın en önemli özelliklerinden birinin müşterilerine sorunsuz üretim gerçekleştirmesi olduğunun altını çizerek, kaliteleriyle ürünlerin geri dönüş oranını sıfıra indirdiklerini aktarıyor. Zaman zaman müşterilerinin işletme şartlarının yarattığı sorunlar için kendilerinden destek istediklerini anlatan Güre sözlerini şöyle sürdürüyor: “Yakın zamanda, Güneydoğu Anadolu'daki bir çimento fabrikamızda TEDAŞ'ın sebep olduğu bir sorun nedeniyle üretimimiz olan orta güç trafosu devre dışı kaldı.
Çok kısa zamanda soruna müdahale edip çözdük ve trafoyu tekrar devreye aldık ki buna firma bile şaşırdr. Karşılaşılan problemlere kısa sürede müdahale edebilen ve çözen başka bir ekip herhalde yoktur diye düşünüyorum.”
TÜRKİYE'DE CRGO ÜRETİMİ, İHRACATI ATA?A KALDIRIR
Türkiye transformatör sektörünün orta ve uzun vadede gelişimi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Güre, sektörün ciddi bir üretim odağı olmaya devam edeceğini, uzun vade de ise üretimin Asya'ya kayacağını düşünüyor. Elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımının yıllık takriben 48 milyar ton karbon salınımı ile dünyada karbon salınımının %32'sini oluşturduğuna dikkat çeken Güre, bu oranı düşürmek için güneş, rüzgar enerjisi gibi kaynaklardan elde edilecek elektrik miktarının artırılmasının, var olan elektrik enerjisi sistemlerindeki kayıpların da mümkün olan en alt düzeye düşürülmesi çalışmalarının transformatör sektörüne ciddi iş imkanları yaratacağını belirtiyor. Sektörün gelişiminin önündeki en büyük engeli uygun olmayan, standart dışı ürünlerin yarattğı fiyat karmaşası ve haksız rekabet olarak değerlendiren Güre, “Sektörün önündeki en önemli bir başka sorun ise denetimsizliktir. Üretim yapmak, iş yapmak her şirketin hakkıdır ancak bunu var olan, beyan edilmiş standartlara uyarak yapmak zorundasınız. Bir taraftan karbon salınımı protokollerine imza atarken diğer taraftan DKP saçtan transformatör yapılmasına göz yumarsanız ülkenize ve doğaya ihanet edersiniz” diye konuşuyor. Güre, özelleştirilen elektrik dağıtım şirketlerinin transformatör alımlarında eski ve yüksek kayıplı transformatörler yerine kalitesiyle kendini ispatlamış firmaların düşük kayıplı ürünlerini seçmelerinin sektörün güçlenmesine katkı sunacağını ifade ederek şunları aktarıyor: “Sektörümüz ithal ikamesi hayli yüksek olan bir ürün üretmektedir. En önemli girdilerimizden biri olan, tanecikleri yönlendirilmiş elektriksel saçın (CRGO) ülkemizde üretilmemesidir. Devletimiz bunu yıllarca ihmal etti, ancak çelik üreticisi firmalarımızın bu konuya ilgi göstermesini bekliyoruz. Elektrik enerjisi insanoğlunun, transformatör de elektrik enerjisinin olmazsa olmazıdır. Türkiye'nin ve global pazarların transformatöre olan ihtiyacı artmaya devam edecek. Bu nedenle bu saçın ülkemizde üretilmesi sadece iç piyasa talebi için değil çok ciddi ihracat imkanı da sağlayacaktır.”