Bağlantı elemanları sektörü, ithalat bağımlılığını yerli ürünlerle aşacak
2010 yılında 200 milyon dolar civarında ihracat gerçekleştirmesine rağmen, yaptığı 350 milyon dolarlık ithalatın gölgesinde kalan Türkiye’deki bağlantı elemanları sektörü, gelecek yıllara ilişkin stratejisini ‘ithalat bağımlılığından kurtulmak’ üzerine kuruyor. Kriz sonrasında toparlanma sürecine giren sektör, ithalattan kurtulmak için yerli ürün çeşitliliğini artırma konusundaki çalışmalara hız veriyor.
Başta otomotiv, mobilya, elektronik, beyaz eşya ve inşaat olmak üzere, endüstrinin ve yaşamın birçok alanında önemli bir yere sahip olan bağlantı elemanları sektörü, krizin ardından 2011’de hedefini ‘dış ticaret açığını kapatmak’ olarak belirledi. 2010 yılında 200 milyon dolar civarında ihracat gerçekleştirmesine rağmen, yaptığı 350 milyon dolarlık ithalatın gölgesinde kalan Türkiye’deki bağlantı elemanları sektörü, gelecek yıllara ilişkin stratejisini ‘ithalat bağımlılığından kurtulmak’ üzerine kuruyor. Kriz sonrasında toparlanma sürecine giren sektör, ithalattan kurtulmak için yerli ürün çeşitliliğini artırmayla ilgili çalışmalara hız veriyor.
Türkiye’de üretim hacmini hızla artırsa da ithalata olan bağımlılığından tam anlamıyla kurtulamayan bağlantı elemanları sektörü, bir yandan ihracatını yeni pazarları gündemine alarak artırmak isterken, bir yandan da yerli üretimin oranını yükseltmenin planlarını yapıyor. Yerli ürün çeşitliliğinin yetersiz olması nedeniyle dış ticaret açığı yaşayan sektörün bir diğer sorunu ise düşük kâr oranları… İşletme sermayelerinin yetersizliği, pazarda yaşanan yoğun rekabet ve hammadde fiyatlarının sürekli dalgalı olması gibi sorunlar da sektörü ciddi anlamda sıkıntıya sokuyor. Firmalar, sektörde iş hacminin yükselmesine karşın, kâr marjlarının oldukça düşük düzeyde olduğuna dikkat çekiyor.
Yaklaşık 3 bin 500 farklı ürünün üretildiği sektörde mevcut kapasitenin geliştirilmesi için sorunların giderilmesi gerektiğine değinen firma yetkilileri, özellikle eğitim eksikliği ve Uzakdoğu malları nedeniyle yaşanan haksız rekabetin sektörde ciddi sıkıntılar yarattığını vurguluyor. Sektörde yetişmiş eleman konusundaki yetersizliğin ürün geliştirme, kalite ve verimlilik konularında arzu edilen seviyeye ulaşılmasını engellediğine işaret eden yetkililer, bu sorunun aşılmasına yönelik çalışmaların yapılması gerektiğini belirtiyor. Bu kapsamda sektörün çatı örgütü olan Bağlantı Elemanları Sanayici İş Adamları Derneği’nin (BESİAD) Milli Eğitim Bakanlığı ile gerçekleştirdiği çalışmalar büyük önem taşıyor. Bunun yanında merdivenaltı firmaların yarattığı haksız rekabet, yüksek girdiler ve hammadde temini noktasında karşılaşılan zorluklar sektör firmalarının gelişimindeki diğer ciddi problemlerin başında geliyor. Sektör profesyonellerinin görüşleriyle şekillenen tabloya göre, dünya piyasalarında daha güçlü rekabet edebilmek için iç pazarda merdivenaltı firmaların yarattığı haksız rekabetin önlenmesi, dış pazarlardaki üreticilerle koşulların eşitlenmesi ve bunun için de enerji gibi yüksek girdi maliyetlerinin azaltılması gerekiyor.
İRAN, TÜRKİYE İÇİN BÜYÜK BİR PAZAR OLABİLİR Kriz döneminin ardından 2010 yılını daha olumlu bir havada geçiren bağlantı elemanları sektörü, net üretim rakamları bilinmemesine karşın, yılı 200 milyon dolar civarında ihracat rakamıyla kapattı. İhracat rakamlarını artırmak için yeni pazarları gündemine almanın çabasını veren sektör, ilk etapta komşu ülkeleri hedefine aldı. Özellikle İran’ın Türkiye için çok büyük bir pazar olacağına değinen sektör temsilcileri, bu pazarda hali hazırda çeşitli sorunlar olsa da potansiyelin yüksek olduğunu vurguluyor. Sektörde 2011’e ilişkin umutlar ise çok yüksek değil. Kriz sonrasında oluşan boşluğun 2010 yılında dolması nedeniyle bu yıl iş hacimlerinde çok yüksek bir artış beklemeyen sektör yetkilileri, 2011’i sakin geçecek bir yıl olarak görüyor.
KALİTEYİ ARTIRMANIN YOLU EÐİTİMDEN GEÇİYOR Başta otomotiv olmak üzere, pek çok sektörün yüksek standartlar aradığı günümüzde, bu durum yan sanayi özelliğindeki bağlantı elemanları sektörünün kalite ve yatırıma yatırım yapmasını zorunlu kılıyor. Sektörde bu standartları karşılayabilecek firmalar bulunmasına rağmen, pek çok kuruluşun alması gereken çok yol var. Sektör temsilcileri, bu olumsuz durumun giderilebilmesi için eğitim süreçlerinin ve teknoloji düzeyinin gözden geçirilmesi gerektiğini ifade ederken, sektörün çatı örgütü olan BESİAD bu konudaki girişimlerine devam ediyor. Yıllardır sektördeki eğitim eksikliğini gidermeye çalışan BESİAD yetkilileri, bu çabalara rağmen istenilen sonucu alamamaktan şikayetçi. Sonuca ulaşılamamasının başlıca nedenlerinden biri olarak bağlantı elemanlarının kendi içinde birçok alt başlığa ayrılmasını gösteren yetkililer, eğitim konusunda sadece derneğin çabasının yeterli olmadığını, firmaların da bu konuda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini dile getiriyor.